|
|
|
HIPOTALAMUS VE HORMONLAR
Hipotalamus beyinde bulunan bir organimizdir ve bazi hormonlar salgilar. Beyinde hipotalamus disindaki bolgelerde sinirler arasinda haberlesmeyi saglayan ve tip dilinde norotransmitter adi verilen hormonlar vardir. Hipotalamus 4 gram agirligindadir.
Hipotalamus, onbeyin ve beyin sapi arasinda ic organlar, hormonlar ve davranislarimizin kontrol edildigi cok yogun sinirsel aglarin bulundugu onemli bir gecis bolgesidir. Hipotalamusta 20’den fazla cekirdek vardir ve her birinin ayri gorevi vardir.
Hipotalamusun esas gorevi, vucudun metabolik olarak dengede kalmasini saglamaktir. Bu nedenle hipotalamus kan basinci, vucut isisi, sivi-elektrolit dengesi ve vucut agirligini ayarlar.
Hipotalamus vucut dengesini saglayabilmek icin cevre doku ve organlardan cesitli uyarilar alir. Bu uyarilar sunlardir:
• Tum ic organlardan gelen sinyaller (kan basinci, bagirsak genislemesi)
• Vucut isisina ait uyarilar
• Optik sinir yoluyla gozden gelen (aydinlik/karanlik ile ilgili gunluk ritm) belirleyen uyarilar
• Kan basinciyla ilgili uyarilar
• Zehirli maddeleri algilayip kusmayi baslatmak uzere gelen uyarilar,
• Yeme ve ureme gibi davranislari duzenlemek uzere gelen uyarilardir.
• Isi algilayicilari ve basinc algilayicilari
Hipotalamusun kendi icinde yer alan reseptorleri vardir ve vucut isisi ve elektrolit dengesi degisikliklerinde uyarilar gonderirler. Tum bu uyaranlara karsi hipotalamus; sinirler yoluyla ve hormon sinyalleri gondererek dengeyi saglar.
Sinir uyarilari; kalp hizi, damarlarin kasilmasi sindirim, terleme gibi fonksiyonlarin duzenlenmesini saglar. Hormon sinyalleri ise kimyasal sinyallerdir, kan yoluyla iletilir.
Hipotalamusun ucuncu ventrikul adi verilen bir bolgesinde oksitosin ve vazopressin isimli hormonlar yapilir ve hipofiz bezinin arka tarafina sinirlerle tasinir.
Hipotalamustan salgilanan diger hormonlar ise hipofiz bezinin on tarafina gider ve oradan hormon salgilatir.
Hipotalamus salgiladigi hormonlar ile hipofiz bezinden baska hormonlarin salgilanmasini saglar.
Bu hormonlar ile hipotalamus, vucuttaki tum hormon salgilayan bezleri kontrol ederek; kan basincinin, vucut isisinin ve metabolizmanin dengede kalmasini saglar.
Hipotalamustan Salgilanan Hormonlar:
Hipotalamustan bazi hormonlar salgilanir ve bunlarin gorevi hipofizden hormon salgilanmasini saglamaktir.
Bu hormonlara duzenleyici hormon veya faktor denir. Bunlar:
1. GnRH (gonadotropin salgilatici hormon): Hipofizden FSH ve LH hormonlarini salgilatir
2. GHRH (Growth hormon salgilatici hormon): Hipofizden buyume hormonu (diger adi growth hormon) salgilatir
3. TRH (TSH salgilatici hormon): Hipofizden TSH hormonu salgilatir.
4. CRH (Kortikotropin salgilatici hormon): Hipofizden ACTH hormonu (diger adi kortikotropin) salgilatir)
5. PIH (Prolaktin inhibe edici hormon): Buna dopamin adi da verilir. Hipofizden prolaktin salgilanmasini onler
6. Somatostatin: Hipofizden salgilanan buyume hormonu ve TSH hormonunun salgilanmasini onler. Somatostatin ayrica pankreastan, bagirsak icindeki zardan (mukoza), tiroid bezindeki parafollikuler C hucrelerinden de salgilanir. Buyume hormonu disinda insulin, glukagon, gastrin, sekretin gibi bircok hormonun salgilanmasini onler.
7. Oksitosin
8. Antidiuretik hormon (ADH).
Hipotalamusun Diger Gorevleri:
• Kan basincini dengede tutmak icin su icme ve tuzlu yeme istegi veya isteksizligi olusturmak
• Vucut isini dengede tutmak
• Enerji metabolizmasini dengede tutmak icin beslenme, sindirim ve metabolizma hizini duzenlemek
• Uremeyi saglamak icin ciftlesme, gebelik ve sut salgisini saglamak
• Strese karsi acil cevabi olusturmak icin kas ve dokulara kan akimini ve adrenal bezlerin salgisini saglayarak.
Vucut Isisinin Duzenlenmesi:
Vucut fonksiyonlarinin normal olarak surdurulebilmesi icin vucut isinsin belli bir aralikta tutulmasi gerekir. Hipotalamus metabolizma hizina bagli olarak ortaya cikan ve bazen de cevresel etki ile yukselen vucut sicakligini, isi kaybini saglayarak ortalama 37 C olmak uzere dengede tutar. Vucut isisi artisina hipotalamus yoluyla damar genislemesi ve terleme, isi dusmelerine ise titreme ve damarlarin kasilmasini saglayarak cevap verilir.
Istahin duzenlenmesi
Hipotalamusta beslenme merkezi ile doyma merkezi vardir. Bunlardaki hastaliklar asiri kiloya neden olabilir. Istahi artiran ve azaltan bircok hormon bu merkezlere etki ederek istahi azaltir veya artirir.
Psikolojik durum, Davranis ve Libido Uzerine Etkisi
Duygu durumu beyindeki bazi bolumler ve hipotalamusun da icinde oldugu genis bir ag tarafindan belirlenir. Hipotalamusun ozellikle saldirgan davranislar ve cinsel duygulardan sorumlu oldugu dusunulmektedir. Hipotalamusun arka bolgesi uyarildiginda korku ve panik, mamillar bolumu uyarildiginda ise uyuklama ve apati gelismektedir.
Hipotalamik hasarda genellikle GnRH duzeyi duser ve libido azalir. Hiperseksualite ise nadir gorulen bir bulgudur.
Hafiza ve Uyku Uzerine Etkisi
Hipotalamik hasari olan cogu hastada kisa veya uzun doneme ait hafiza kusurlari ve hatirlama guclugu gelismektedir.
Hipotalamus-ortabeyin kavsagi uyku ve uyaniklik icin cok onemli bir bolgedir. On hipotalamusda “uyku merkezinin” yer aldigi ve bu bolge hasarinda hiperaktivite ve uykusuzluk gelistigi dusunulmektedir. Hipotalamik bolge hasarlarinda ya asiri uykusuzluk ya da somnolans (uyku hali) gelismektedir.
Diger etkileri:
A) Kalp Uzerine Etkileri: On hipotalamusdaki bolge uyarildiginda nabiz sayisinda azalma ve tansiyon dusmesi (hipotansiyon) olur. Duygu durumuna bagli gelisen tansiyon artmasi (hipertansiyon), aritmi gibi pek cok kalp hastaliginin hipotalamus tarafindan duzenlendigi dusunulmektedir.
B) Solunum: Norojenik akciger odemi (sivi birikmesi) hipotalamustan kaynaklanan artmis sempatik aktivite nedeniyle gelisebilmektedir. Bu vakalarda tansiyon yuksekligi mevcuttur ve bunun beyin kaynakli oldugu dusunulmektedir.
C) Mide-bagirsak sistemine etkisi: Hayvanlar uzerinde yapilan cesitli calismalarda surekli hipotalamik uyarinin mide asit salgisini artirip, midede ulserasyon ve kanamaya neden oldugu belirlenmistir. Ozellikle hipotalamusun tuberal bolgesinin hasarlarinda midede erozyon ve kanama, yaygin yemek borusu alt kismi ulserleri ve bu organlarda delinme gelisebilmektedir.
B) ISTAHIN HORMONLARLA KONTROLU
Gunluk yasantimizda bize basit gibi gelen yemek yemeye baslama ve doygunluk hissi duyarak yemegi kesmemiz, aslinda uzerinde uzun yillardir arastirma yapilan ve hala onemli bir kismi tam anlamiyla bilinmeyen bir olaydir. Yemege baslama olayinda ogrenilmis davranislar, vucuttan gelen uyarilar, psikolojik etkiler, gidanin gorunumu, kokusu, lezzeti, sosyal ortam ve cevre degisiklikleri etkindir ve bunlarin hicbirinin hormonlarla ilgisi yoktur. Insanlar aclik hissi duymadan da yemek yemektedirler.
Aslinda yemeye baslamamiz, daha cok ogrenilmis bir olaydir. Yemegin sonlandirilmasi ise hormonlarla saglanir. Yemek yedikten sonra midenin siserek gerilmesi ve bagirsaklardan salgilanan hormonlar doygunluk hissi yaratarak yemegi sonlandirirlar.
Alinan gidanin icerigi de tokluk hissinde etkili olur. Proteinler daha fazla tokluk hissi verirken, yaglar fazla doygunluk saglamaz. Tersine, yemegin yagli olmasi, yemegin tadini artirarak daha fazla yemek yenmesine yol acar. Posali gidalar ise kisileri daha fazla tok tutar.
Gida aliminin baslamasi, devam etmesi ve sonlandirilmasi vucudumuzdan beynimize gelen bazi uyarilarin etkisiyle olur. Bu sinyal veya uyarilardan bazilari sunlardir:
• Beynimizin hipotalamus bolgesinden salgilanan bazi hormonlarin istah uzerinde yaptigi etkiler
• Yemek yiyince kanda artan insulin hormonunun beyinde yaptigi etkiler
• Yag dokularindan salgilanan ve beyine etki eden leptin hormonu
• Kan sekerinin azalmasi veya artmasi beyine etki ederek istahi azaltir veya artirir
• Vucudumuzdaki sinir dokulariyla beyine ulastirilan istah ile ilgili bazi sinyaller
• Mide ve bagirsaklardan salgilanan bazi hormonlarin beyine etki etmesi
Yukarida belirtildigi gibi gerek beyinden salgilanan hormonlar gerekse bagirsaklarimizdan salgilanan bazi hormonlar yeme olayinda etkili olmaktadir. Bu nedenle yeme olayinin baslamasi ve sonlandirilmasi cok karmasik bir olaydir.
Kandaki seker duzeyinde gecici bir azalma, beyindeki bazi bolgeleri harekete gecirerek yeme davranisini baslatmaktadir. Ancak kandaki seker dusuklugunun beyin tarafindan nasil saptandigi henuz tam olarak bilinmemektedir.
Tum bu sinyallerin karmasik etkisiyle gida aliminda duzenleme ve boylece yeme davranisi olusur. Bu sinyallerdeki kucuk bir hata, asiri beslenmeye yol acarak kilo alinmasina neden olmaktadir.
Beynimizin hipotalamus bolgesinde, istahin duzenlenmesinde rol alan hormonlar daha yeni ortaya cikarilabilmistir, ancak her gecen gun bu bolgeden salgilanan yeni bir hormon saptanmaktadir.
Beynimizde Bulunan Aclik ve Tokluk Merkezleri
Beynimizin hipotalamus bolgesinde ‘arkuat nukleus’ denen bir bolge vardir ve bu bolge vucudumuzdan gelen uyari veya sinyalleri alan ve bunlari beynin diger merkezlerine yonlendiren ve beslenmeyi duzenleyen bir doyum merkezidir. Beynimizin bu bolgesine vucudumuzdan salgilanarak buraya kan yoluyla gelen leptin ve insulin gibi hormonlar etki ederek istah uzerinde etkili olurlar. Hipotalamus’un yan bolumleri ise bir yemek yeme merkezidir ve bu merkezin hasara ugramasi durumunda aclik, asiri yeme ve sonunda fazla kiloluluk ortaya cikar.
Aclik ve Tokluk Sirasinda Salgilanan Hormonlar
Hormonlarla ilgili yeni kesifler, insanlarin nasil aciktigi veya nasil tokluk duydugunu daha iyi anlamamizi saglamistir. Bununla birlikte insanlarin neden yemek yedigi, bu hormonlarla kismen aciklanabilmektedir. Insanlar vucut ihtiyac duydugu icin, psikolojik nedenlerle veya bilinmeyen baska nedenlerle yemek yerler.
En azindan bir duzine hormon aclik ve tokluk hissi yaratmaktadir. Son yapilan kesifler kalin bagirsaktan salgilanan PYY3-36 isimli bir hormonun doygunluk hissi verdigini, mideden salgilanan Ghrelin isimli hormonun yemek oncesi kanda hizla artarak yemeyi baslattigini gostermistir. Yag hucrelerinden salgilanan leptin isimli hormon ise istah konusunda ve kilo alip vermede insulin hormonu ile birlikte kilit bir rol oynamaktadir. Bu hormonlari kontrol edebilirsek kilo vermede veya fazla kilolu olmanin tedavisinde buyuk adimlar atilmis olacaktir.
Insanlarin bir kismi tok oldugu halde, yemeye devam ettigi gibi, huzursuz oldugunda, stresli oldugunda veya uzgun oldugunda da yemek yer. Ancak seker yuku fazla olan ve kan sekerini ve insulin hormonunu kanda hizla yukselten beyaz ekmek, beyaz pirinc pilavi, kurabiye gibi gidalar, yendikten kisa bir sure sonra tekrar acikmaya neden olmaktadir. Bu gidalar yendikten sonra kanda yukselen insulin hormonu kan sekerini daha fazla dusurerek aclik hissi duymamiza neden olmaktadir. Karbonhidrat, yag ve protein gibi gidalar arasinda, en fazla tokluk hissi veren proteinlerdir. Istahin veya tat almanin olusmasinda genlerimizin rolu de buyuktur. Bazi bilim adamlari ise insanlarin her gun ayni hacimde gida aldigini, bu nedenle gida hacminin posali gidalar, meyve ve sebzelerden olusmasinin kilo kaybinda onemli oldugunu ileri surmektedirler.
Aclik durumunda hormonlarimizda da bazi degisiklikler olmaktadir. Aclik durumunda kandaki seker dusunce bobrek ustu bezinden adrenalin hormonu salgilanir. Arkasindan pankreas bezinden glukagon isimli hormon salgilanir. Bu hormonlar yani adrenalin ve glukagon karaciger ve kaslarda depolanmis olan sekerin kana karismasini saglarlar ve kan sekeri daha fazla dusmez. Ancak glikojen dedigimiz bu glikoz depolari biterse kan sekeri dusmeye baslar. Dusen seker bu depo sekerden karsilandigi gibi proteinlerin sekere donusturulmesi ile de dengelenmeye calisilir. Ancak vucudumuzdaki yaglardan sekere donusum olmaz. Burasi cok ilginctir. Kandaki seker fazla olunca yag halinde depolandigi halde, yaglar seker haline donusemez. Bu nedenle seker azliginin oldugu uzun acliklarda bu defa yag asitleri yanmaya baslar. Bu arada kandaki insulin ve leptin hormonu da azalir. Bu yag asitleri yaninca vucudumuzda keton denen baska yag asitleri olusur ve beynin calismasi icin bunlar kullanilmaya baslar. Vucutta artan ketonlar da aclik hissini artirir.
Beyinde Olusan, Mutluluk ve Doygunluk Hazzi Veren Serotonin Hormonu:
Istah ve uykunun duzenlenmesinde rol oynayan cok onemli bir hormon olan serotonin beyinde salgilanir. Yedigimiz karbonhidratlar insulin salgilanmasini uyarirken, serotonin hormonunda da gecici olarak asiri bir salinmaya neden olurlar. Beyinde serotonin azalinca tatli seylere hucum eder, tatli yemek isteriz. Ozellikle cikolatada bol bulunan triptofan isimli aminoasit beyinde serotonine donuserek mutluluk verir. Atistirma ile pankreas bezinden insulin salinir ve bu insulin serotoninin gecici olarak yukselmesini saglar. Boylece fazla kiloluluk icin bir tuzak olan bu atistirmalar kilo almaya neden olur. Bu nedenle insulin ve serotoninin kontrol altina alinmasi kilo kaybi acisindan cok onemlidir. Stresli durumlarda da beyindeki serotonin azalir ve daha fazla
|
|
|
Keywords:
tiroid, zayiflama, guatr, endokrinoloji, seker hastaligi, kilo vermek, endokrin, hormonlar |
|
|